Terörün Gölgesinde Osman Aysu

0.00 Ort. Değerlendirme0 Oy
Türler: Roman, Polisiye
Yazarlar:
Dil: Türkçe

Emekli tarih profesörü Rüknettin Tözek’in Sarıyer dışındaki yalnız yaşadığı çiftlik evine gece yarısı yapılan bir baskınla başlıyor. Emekli hoca o tarihlerde üniversitede yapılacak bir sempozyuma konuşmacı olarak katılacaktır. Sempozyumun konusu Türk-Ermeni ilişkileri ve Tehcir Olayı’dır. Emniyet güçleri bu baskını yeniden hortlayan Ermeni terörüne bağlarlar. Ertesi gün aynı sempozyuma iştirak edecek olan başka bir üniversite üyesi striptiz yaparak hayatını kazanan Ermeni asıllı bir kadının dairesinde öldürülür. Polis, artık emekli tarih profesörünün de hedef olduğunu anlamıştır. Sempozyumun başlama tarihine çok az zaman kalmıştır ve İstanbul’da teröristlerle emniyet güçleri arasında inanılmaz bir kovalamaca başlamıştır. kitap, sadece gerilim türünde bir polisiye romandır. Gerçi konusu itibariyle zaman zaman yakın tarihimizdeki Türk ve Ermeni olaylarına temas edilmiş, bazı tarihi bilgiler verilmişse de, bu romanın türünü değiştirmemiştir. Tarihi olayları analiz etmek, ilmi ve tartışılmaz sonuçlara varmak, bu satırların yazarının hem yetkisi, hem de kapasitesinin dışındadır. GİRİŞ Rüknettin Tözek, üzeri yaşlılık lekeleri ile dolu elinin ince uzun parmaklarını bir bulut kümesine benzeyen bembeyaz saçlarına götürerek kaşıdı. Sonra birden hatırlamış gibi yakın okuma gözlüklerini çıkararak kitaplar, dosyalar, el yazısı ile tutulmuş notların üst üste sıralandığı masasının sağ yanındaki pandüllü fanus içindeki saate baktı. “Ooo” diye mırıldandı. “Saat sekiz buçuğu geçmiş. Yine daldım ve seni çok geciktirdim kızım.” Karşısındaki deri koltukta oturup hocasının dikte ettirdiği notları kaleme alan asistanı Burcu yorgunluktan bitkin parmaklarını ovuştururken, “Hiç önemli değil, Hocam.” diye cevap verdi. “Zamanımız kısıtlı. Sadece üç günümüz kaldı.” Yaşlı adam tasdik anlamında başını salladı. “Doğru ama işin en zor yanını hallettik. Yarın bu müsveddeleri temize çekeriz. Salı gününü de son bir kontrole ayırırız. Çarşambaya bir şey kalmasını istemiyorum” “Haklısınız hocam. Ama iyi hazırlandık. Umarım yüzümüzün akıyla çıkarız bu işin içinden.” Prof. Rüknettin Tözek yaşlı gözlerini genç asistanına çevirerek gülümsedi. “İnşallah.” dedi. “Bir aksilik olmazsa başaracağız. Hadi, artık git. Yolun uzun, karşıya geçmen bir saatini alır. Bu gece dinlenmeye bak. Yarın sabah da erkenden gel buraya. Sekiz senin için uygun mu?” “Hocam isterseniz daha erken de gelebilirim.” “Gerek yok. Sekiz iyidir.”

Yorum

Gerekli alanlar işaretlendi *. E-posta hesabınız yayımlanmayacak.